Spor Kulübü Fanatikleri, Diziler, Sanatçilar, Oyuncular ve Ropörtajlar
Şubat 10, 2012 10:17 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: T?m Fanlar Tek Adreste
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şenay Gürler(Fatoş)  (Okunma Sayısı 4740 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : Aralık 02, 2006 13:14 »
Real_Life
Admin
Ölümüne Fan
*****


Rep Puany: 10010
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2751

Fanburada


Üyelik Bilgileri WWW
« : Aralık 02, 2006 13:14 »

Şenay Gürler




Özgeçmiş

İzmir'de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Fotoğrafçılık bölümünü bitirdi. 1992 yılında İstanbul'a geldi. Çok sayıda film ve reklam seslendirmesi gerçekleştirdi.

TİYATRO

İzmir Sanat Tiyatrosu: Ödenmeyecek, İçeridekiler
AK Sanat Prodüksiyon Tiyatrosu: Parkta
Yeni Tiyatro: Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Oyun Atölyesi: Ermişler ya da Günahkarlar, Dolu Düşün Boş Konuş


TELEVİZYON

TRT İzmir Televizyonu: Çeşitli Belgesel ve Programlar (Sunucu)
TRT İstanbul Televizyonu: Çeşitli Kültür Sanat Programları (Sunucu)
Show TV: Sen Olsaydın (Sunucu)

DİZİ

Sahte Dünyalar, Kara Melek, Çılgın Bediş, Eyvah Kızım Büyüdü, İkinci Bahar, Biz Size Aşık Olduk gibi dizilerde rol aldı. Şu anda Avrupa Yakası adlı dizide oynamaktadır.

SİNEMA

Korkuyorum Anne (İpek, Yön: Reha Erdem)
Logged

« Yanıtla #1 : Aralık 02, 2006 14:23 »
frankeistein
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Aralık 02, 2006 14:23 »

teşekkür ederim
Logged
« Yanıtla #2 : Aralık 02, 2006 16:25 »
aircanada
Daha Fancı Değil
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 33


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Aralık 02, 2006 16:25 »

oyunculuğuna laf yok.çok iyi bir aktris
Logged

« Yanıtla #3 : Aralık 03, 2006 12:37 »
Real_Life
Admin
Ölümüne Fan
*****


Rep Puany: 10010
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2751

Fanburada


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Aralık 03, 2006 12:37 »



İzmir’den İstanbul’a gelen Şenay Gürler, ekranda sık sık görünmesine rağmen tiyatrodan uzak kaldığı bir buçuk yılın zorluğunu “kendimi yarım hissettim” sözleriyle dile getiriyor.

Günümüzde oyuncu olarak tanınıp tutunabilmek için beyazcamdaki dizilerin birinde görünmek yazılı olmayan bir yasa haline geldi neredeyse. Yetenekli ya da çalışkan olmak pek geçer akçe değil sanki. Örneğin Şenay Gürler, geniş kitleler tarafından “Avrupa Yakası”nda canlandırdığı Fatoş karakteriyle tanınıyor. Peki, o kadar mı Şenay Gürler, o karakterden ibaret mi? Kesinlikle hayır. O bir oyuncu. Hem de oyuncunun er meydanı sayılan, tiyatro ve sinemada var olmasını bilen bir oyuncu. Sinemada ilk olarak “Döngel Karhanesi”nde izlemiştik kendisini, şimdi sıra martın üçüncü haftasında vizyona girecek, Reha Erdem’in bol ödüllü filmi “Korkuyorum Anne”de. Şenay Gürler’in söz konusu filmde en iyi performanslarından birini sergilediğini belirtmekte fayda var.
Tiyatro’ya gelirsek... “Ödenmeyecek”, “İçerdekiler”, “Parkta”, “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim”, “Ermişler, Günahkârlar”, “Dolu Düşün, Boş Konuş” gibi oyunlarda rol almış olmasına rağmen ancak televizyon dizilerinde boy gösterdiği vakit dikkatleri üzerine çekebildi. Meltem Cumbul ile Beyazıt Öztürk’lü “Biz Size Aşık Olduk”ta görünmesi yetti aslında. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Neyse ki, kimi oyuncular gibi televizyonun popüler yüzüne kaptırmıyor kendisini, sinema ve tiyatroda oynamanın yollarını da arıyor. İzmirli oyuncular kafilesinden Şenay Gürler. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Fotoğrafçılık bölümü mezunu. 1992 yılında İzmir’den İstanbul’a gelirken yönetmen olma hayali varmış. Zaten öğrencilik yıllarında da üç kısa film çekmiş. Fakat oyunculuk daha ağır basmış. Yönetmen olmaktan vazgeçmese bile o artık iyi bir oyuncu olarak karşımızda.

İzmir’den İstanbul’a gelirken yönetmenlik idealiniz varmış. Ama oyunculukta karar kılmış gibisiniz. Bu süreç nasıl gelişti?

İzmir’de yaşarken, hem okuyup hem de oyunculuk yapıyordum. İstanbul’a gelince hayat şartların nedeniyle para kazanmam gerekiyordu. Önce, seslendirme yapmaya başladım, onu benim için her zaman ayrı bir önemi olan oyunculuk takip etti. Bu durum yönetmenliğe karşı aşkımı bitmedi elbette. Zaman zaman “keşke hayatımın bir döneminde yönetmenlik yapabilsem” diye düşündüğüm oluyor. Bir gün mutlaka bu arzumu gerçekleştireceğime, en azından kısa metrajlı filmler çekebileceğime inanıyorum.

Oyuncu olarak, şöyle arkanıza baktığınızda neler görüyorsunuz? Durumunuzdan memnun musunuz?

Aslına bakarsanız, oyunculuk bitmeyecek bir serüven. Tıpkı, hayat gibi. Her oyunda, her başladığım işte acemi olarak hissediyorum kendimi. Acemiyim zaten. Oyuncuların içinde inanılmaz bir tutku bulunur. Oyunculuk yaptıkça keyif alıyorum. Özellikle tiyatro söz konusuysa bir yandan acı çekiyorsunuz, bir yandan yeni bir şeyler keşfediyorsunuz.

“Döngel Karhanesi” ve “Korkuyorum Anne”de rol aldınız. Son filminizde gerçekten çok iyi bir performans sergiliyorsunuz. Diziler dahi bu yüzünüzü göremiyoruz. Bunun sırrı nedir?

“Döngel Karhanesi” Hakan’ın (Algül) ilk filmiydi. Bence ilk film için başarılıydı. Sette her şeye hâkimdi. Ama filmi izlediğim zaman, -en azından kendi açımdan- kendimi eleştirdiğim birçok yön oldu. Bu nedenle de “Korkuyorum Anne”yi ilk filmim olarak kabul ediyorum. Bir şeyi çok istersiniz ve gün gelir isteğiniz gerçekleşir, “Korkuyorum Anne” biraz bu duruma uygun bir film. Reha Erdem’le çalışmak benim için çok önemliydi. Filmde rol almamı teklif ettiğinde, gerçekten çok heyecanlandım. Bir süre İpek’le (filmdeki karakterin adı) yatıp kalkmaya başladım. Ayrıca Reha, sette hem çok disiplinli hem çok samimi bir yönetmen hem de çok iyi bir arkadaş. Filmin senaryosu da çok sağlam. Senaryo insanı heyecanlandırıyor. Çalışmaya başladığımda elim ayağım titriyordu. Işıl (Yücesoy), Bülent (Emin Yarar), Ali (Düşenkalkar), Köksal (Engür) başta olmak üzere filmin tüm kadrosu Reha’ya inandı. Hepimiz yönetmene inanmasının sağladığı motivasyon, işe de yansıdı sanırım. Ayrıca Reha, bizlere güvendiğini sürekli hissettirdi. Güvensizlik içinde bulunulan bir anda öyle bir açılım getirdi ki, “evet burdan da bakabilirim” diye düşünmeden edemedik.

Dizide gördüğümüz oyuncuyu sinemada izlediğimizde, oyunculuk açısından büyük farklar olduğunu gözlemliyoruz. Dizilerde, oyuncular oyunculuklarını, yönetmenler ise geniş bakış açılarını sergilemekte neden bu derece cimri davranıyor?

Filmde çalışırken bir sahne için bir gün ayırabiliyorsunuz. Belki bu çekilen sahne filmin iki dakikasına tekabül ediyor ama bıkmadan usanmadan en iyisini yakalamak amacıyla çalışıyorsunuz. Televizyon dizileri daha çok tüketime yönelik. Zaten dizilerde, seyircinin hoşuna gidecek birşey yakaladığınızda sürekli onu tekrarlıyorsunuz. Yeni birşey katmaya ya da aramaya ihtiyaç duymuyorsunuz. Sinema ışığıyla, kostümüyle yönetmeniyle çok daha farklı bir alan. Her şeyden önce bir sanat. Yönetmenler de öyle bakıyorlar. Sinema söz konusu olunca daha fazla özen gösteriyorlar. Sonuç olarak sinema, hem oyuncuya hem de yönetmene çok daha heyecan veriyor.

Diziler ekonomik getirinin dışında, oyuncuya ne kazandırıyor?

Öncelikle popülerite sağlıyor. Eğer tiyatroda oynuyorsanız, televizyondan kazandığınız popülerlik sayesinde insanlar sizin yüzünüzü tanıyor ve oyununuza geliyor. Ayrıca artık film cast’ları da dizilerden seçiliyor. “Bu oyuncu geniş kitleler tarafından izlenir”diye düşündükleri için böyle davranıyorlar galiba. Tabii, bir handikapı da göz önünde bulurdurmak gerek, yeteneği olmayan insanlara hak etmediği roller veriliyor. Benim bir sürü yetenekli arkadaşım var, ama işsiz, güçsüz evde oturuyor.

Oyunculuk açısından bir getirisi var mı?

Elbette, sürekli kamera karşısındasınız. Ayrıca kendinizi sürekli izleme şansına sahipsiniz. Bu da kendinizi eleştirme imkânı veriyor.

Üç tane kısa film çektiğinizi öğrendik. Bu filmlerin temaları neler?

Bu filmleri öğrencilik dönemimde çektiğim için, çoğu öğrencinin yaptığı gibi deneysel işler. Sembollerden yola çıkarak bir şeyler anlattım. İlk filmim rüyalarla ilgiliydi. O filmimi hâlâ seviyorum. Ama ikincisi kötüydü (gülüyor). Bitmeyen bir kısa film çekmişim. Aslında hocalarımızın “zor olan basit anlatabilmektir” derdi. Şimdi bir film çeksem aynı konuları seçmezdim, daha basit konuları anlatmayı yeğlerdim.

Sinema eğitimi almış kameranın önünde ve arkasında bulunmuş bir kişi olarak Türk sinemasına nasıl bakıyorsunuz? Favorileriniz hangi film ve sinemacılar?

Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı”nı beğeniyorum. Zeki Demirkubuz’un “Masumiyet”ini etkileyici buluyorum. Son zamanlarda ise Ahmet Uluçay’ın yönettiği “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” adlı filmi çok samimi buldum ve çok sevdim. Yönetmenlere gelince, Reha Erdem ile ilgili görüşlerimi bir önceki soruda açıkladım zaten, bence onun sineması bambaşka. Halit Refiğ ve Yavuz Turgul’un sinemasını beğenirim. Daha doğrusu, kendi sinema dilini yaratan yönetmenlerin filmleri ilgimi çekiyor diyebilirim.

İstanbul’a geldikten sonra tiyatroyla bağlarınızı da kopartmadınız. Bunun için özel bir çaba sarf ettiniz mi?

Tiyatro aşkım hiç bitmeyecek. Çünkü o bambaşka bir sanat dalı. Sinema aslında yönetmenindir. Onun dünyasının bir parçasısınızdır. Tiyatro ise oyuncunun er meydanı; kişi oyunculuğunu orada gösterir. Canlı canlı çıkıp oynuyorsunuz. Ayrıca oyuncuyu çok dinamik tutan bir tarafı var. Bir buçuk yıldır tiyatroda oynamadım, kendimi çok yarım hissediyorum. Benim için önemli olan ruhumun doyması. Ruhumun doyduğu yer, daha çok kendimle kavga edebildiğim yer oluyor. Benim için de tiyatro böyle bir yer de duruyor.
Logged

« Yanıtla #4 : Aralık 27, 2006 18:04 »
emin
Daha Fancı Değil
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 54


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Aralık 27, 2006 18:04 »

paylaşımın için saol
Logged

« Yanıtla #5 : Aralık 27, 2006 18:07 »
�SAGOPA�
Sagopa Kajmer
Fankolik
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2226


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Aralık 27, 2006 18:07 »

tşklerr
Logged

Bul seni getir bana hediyem ol Aklımın odaları senle doldu taştı      Rock ANADOLU ROCKÇILAR   Rock
« Yanıtla #6 : Aralık 30, 2006 09:35 »
dj_deniz
Fancı Olabilir
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 382


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Aralık 30, 2006 09:35 »

teşekkürler
Logged

« Yanıtla #7 : Aralık 31, 2006 22:15 »
FanGaffur
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Aralık 31, 2006 22:15 »

Dizinin en güzel bayanı.Son dönem türk filmlerinde de fazlasıyla görmeye başladık. Ne AyAK
Logged
« Yanıtla #8 : Ocak 26, 2007 20:08 »
MBD|Berk|GS
Fanatik
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Ocak 26, 2007 20:08 »

bence çok güzel bir bayan ve rolünü elinden geleni yapıyo...
Logged
« Yanıtla #9 : Ocak 26, 2007 20:10 »
MBD|Berk|GS
Fanatik
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ocak 26, 2007 20:10 »

teşekürler
Logged
« Yanıtla #10 : Ocak 27, 2007 09:50 »
�SAGOPA�
Sagopa Kajmer
Fankolik
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2226


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ocak 27, 2007 09:50 »

saol
Logged

Bul seni getir bana hediyem ol Aklımın odaları senle doldu taştı      Rock ANADOLU ROCKÇILAR   Rock
« Yanıtla #11 : Şubat 04, 2007 20:13 »
MBD|Berk|GS
Fanatik
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Şubat 04, 2007 20:13 »

2 dizide bile rol alıyor yani...
Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Web Tasarim | Zayiflama Epilasyon | Unecso
eXTReMe Tracker PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.891 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu