|
Real_Life
|
 |
« : Aralık 03, 2006 12:58 » |
|
KadınVizyon : Nerede doğdunuz? Ailenizden söz eder misiniz?
Levent Üzümcü : İzmir doğumluyum. Çeşme’li bir anne ve Ayvalık’lı bir babanın çocuğu olarak 1972 Temmuz’unda doğdum. Kız kardeşim var, benden 4 yaş küçük. Ailemiz oğlum, eşim ve benden oluşuyor. Oğlumun adı Ada ve iki yaşına girmek üzere.
KadınVizyon : Eğitimiz?
Levent Üzümcü : İlk, orta, lise hep İzmir’de. Karşıyaka Aydoğdu İlkokulu’nda başladı okul hayatım, Eşrefpaşa Lisesinde orta öğrenim ve İzmir macerası bitti. Sonra Eskişehir macerası başladı. Konservatuvar tiyatro oyunculuğu bölümünü bitirdim. Biri bana 1991 yılında artık bir daha İzmir’de yaşamayacağımı söylese güler geçerdim ama artık hanımköylü oldum, yani İstanbul’lu. Ama İzmir hep yüreğimde ve aklımda kaldı. KadınVizyon : Okurken zorluk yaşadınız mı?
Levent Üzümcü : Kısa bir cevap vermem gerekirse şunu söyleyebilirim. Hayatımın en geliştiren ve en aç dört yılıydı.
KadınVizyon : Tiyaroya nasıl başladınız? İlk ne zaman "sahne tozu" yuttunuz?
Levent Üzümcü : Lise tiyatrosunda. Şimdi Adana devlet tiyatrosu oyuncusu olan hayatımın yönünü değiştiren kişi Savaş Özdemir oldu. Kendisi bu arada en uzun süre sınıf arkadaşım olmuş tek kişidir. Lise ve ardından konservatuvarda sınıf arkadaşıydık. Herkese nasip olmaz liseden sıra arkadaşıyla konservatuvarda sınıf arkadaşı olmak.
KadınVizyon : Tiyatroda "ustam" dedikleriniz kimler?
Levent Üzümcü : İsim vermektense şöyle söyleyeyim. Keşke Türkiye’de oyunculuk yapan herkes karşılıklı oynadığım oyuncularla oynayabilme şansına sahip olsa.
KadınVizyon : Yabancı oyunculardan en çık kimi özellikle izler ve başarılı bulursunuz?
Levent Üzümcü : Jack Nicholson, Vanessa Redregrave.
KadınVizyon : Hem oyuncu hem de yönetmen olarak özgeçmişinizden söz eder misiniz
Levent Üzümcü : Çok sayıda oyunda rol aldım.. Bir de yönetmenlik denemem var. En çok aklımda kalanları Hayvan Çiftliği ve Kuyruklu Yıldız Altında adlı oyunlar. Yönetmenlik yaptığım oyun da “Don Kişot Petmene Karşı” adlı çocuk oyunu idi...
KadınVizyon : Bir takım hobileriniz vardır. Tiyatrocu biri için "hobi" lüks mü?
Levent Üzümcü : Tabii ki değil. Mesleğini hobi olarak yapanlar da var, mesleğine tapanlar da. Ya da mesleğinin yanında hobi geliştirenler de. Tiyatro oyunculuğu yapanlara önerim mutlaka hobi geliştirmeleri yoksa hayatları bir oyunculuk takıntısı haline gelir, meslek ile hobi iç içe geçer ve uzun vadede kısır bir süreç olur.
KadınVizyon : Sizin diğer tiyatroculardan bir "fark"ınız var mı? Bu farktan hoşnut musunuz.
Levent Üzümcü : İnsan insana benzemez ki, herkes birbirinden farklıdır. Bu soruya cevap verirsem genellemeleri onaylamıs olurum ki, bu da inandıklarıma ters düşer. Tiyatro oyuncuları şöyledir demekle, “Çorum’dan adam çıkmaz” demenin ne farkı var!
KadınVizyon : Biraz "günlük hayat"a dair birşeyler sormak istiyorum. Bir gününüz nasıl geçer?
Levent Üzümcü : Fırsatım varsa evde ailemle. Eğer fırsatım yoksa dışarıda provada, çekimde ya da oyunda. Ailem öncelikli gelir her zaman. “Bar, eğlence mekanı” kültürüm çok zayıftır. Ama bunun nedeni evli olmam değil, gece hayatına ve sokağa ilgimin az olması.
KadınVizyon : Oyunculuğunuzun dışında sizi tanımak istesek nasıl bir erkeksiniz? Maço yanlarınız, kıskanç taraflarınız var mı mesela?
Levent Üzümcü : Maçoluk, kıskançlik gibi az gelişmiş kişiliklerin her türlü zaafı beni rahatsız eder. Sizi etmez mi? Şundan da hoşlanmıyorum mesela; “yanlış bulduğun şeyi hayatında çaktırmadan uygulamaktan; değilim deyip öyle olmaktan” yani kendine ihanetten.
KadınVizyon : Bu çağın erkekleri bir çok kalıp içine sıkıştırılıyorlar Örneğin "metroseksüel" gibi.. Ne diyorsunuz bu kalıplara.
Levent Üzümcü : Dünya kadınlar tarafından yönetilecek bir gün, adı adına böyle olacak. Bence daha düzenliler, daha ayrıntıcılar daha insaflılar. Sırf iyi araba kullanamıyorlar ve yön duyguları yok diye erkekler kendilerini aşağılayadursun, onlar erkekleri kategorize edip istedikleri erkeği resmedip onu cazip kılıyorlar. Biz de yolda yavaş seyreden bayan şoförlere söylenelim duralım. Ya da eşimiz yol bulamazsa kendimizce aşağılayalım. Ama her kim olursak olalım metroseksüel olmaya calışalım değil mi?
KadınVizyon : Güçlü görünmek zorunda mı erkekler? Siz mesela bu kalıbı yıktınız mı hiç? Ağladınız mı örneğin?
Levent Üzümcü : E böyle hayat, etiketler var, imajlar var, yetiştirilme tarzı var, var da var... Tabii ki ağladım. Tabii ki ağlarım. Güçlü görünmek, kasılmak gibi birşey. Güçlüysen güçlüsündür, ağlayınca ne kaybedersin ki gücünden? Yani Nazım Hikmet’in dediği gibi, “ Tahir Zühre’yi sevmeseydi, yahut hiç sevmeseydi, Tahir ne kaybederdi Tahir’liğinden. Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de. Asıl iş Tahir olabilmekte yani yürekte.”
KadınVizyon : Tiyatroya dönersek yeniden, tiyatro gelecek açısından herkese vaatlerde bulunur mu? (Özetle; gelecek kaygısı olmadan bir insan ömrünün sonuna kadar oynayabilir mi)
Levent Üzümcü : Büyüklerimiz bizden çok daha fazla zorluk çektiler. Bizden daha fazla cefa çektiler, herkese özgüdür gelecek kaygısı, yarın korkusu. Önemli olan kendinle barışıklık yelpazenin olabildiğince esnek olması. Yoksa benim gibi tiyatro sevdalısı biri aç kalabilirdi. Benim açlığım önemli değil ama çocuğun olduktan sonra sorumlulukların fazlalaştıkça, ne yaparsın birşeylerden feragat etmelisin.
İşte eğer bununla barışamazsan çok zorluk çekebilirsin. Tiyatroya birşeyler vermezsen, o senden yer. Çok isterdim insanca yaşayabilecek parayı tiyatrodan kazanıp sadece tiyatroya aktarabilmeyi tüm mesleki enerjimi. Ama siz ona herşeyinizi verirseniz, o sizi asla aldatmaz. Size insanları anlamayı öğretir, insan olmaktan mutlu eder, kimi zaman da insandan utanmanızı sağlar. Methiye düzülür bitmez tiyatroya.
KadınVizyon : Nasıl giyinen birisiniz. Yoksa giyim derdi olmayan, "ne giyersem yakışır" diyenlerden misiniz?
Levent Üzümcü : Çok seçici değilim ama birşeyin yakışmadığını düşünürsem kimse giydiremez bana onu.
KadınVizyon : Yoga, meditasyon gibi uğraşlarınız var mı?
Levent Üzümcü : Yapana saygım var ben ilgilenmiyorum. Benim için en önemli meditasyon oğlumla, eşimle evde birlikte zaman geçirmek...
KadınVizyon : Çağa ayak uydurmak gibi bir problemimiz var mı? Ne yaparsınız mesela internet, mesaj, WAP vs gibi teknoloji ile ne kadar ilgilisiniz.
Levent Üzümcü : Aaaaa çok ilgiliyim yahu bunlarla. Anlamaya çalışıyorum hala onları! Ama ADSL bağlantısından tut da, WAP’a kadar herşeyim var. Teknoloji mağazaları ile marketlerin et ve balık reyonları en çok gezmeyi sevdiğim mekanlardır. KadınVizyon : Tiyatrocu olarak özel hayatınızı, ilişkilerinizi ne derece "özel" yaşayabiliyorsunuz? Bütün yaşantınızın ortada olması sizi rahatsız ediyor mu?
Levent Üzümcü : Hahahahahhaha yani evli ve mutlu bir aile yaşantısı olan biriyim. Bununla kim ilgilenir ki Türkiye’de? Kumpas yok, gizli kamera yok, aldatma yok, salak sepet beyanatlar yok. Sandığınız kadar göz önünde değilim.
KadınVizyon : Oyuncu olmak bir "tutku" mu sizin için?
Levent Üzümcü : Hayır değil. Açık söylüyorum. Tutku sağlıklı olabilir mi? Radikalizm yararlı olabilir mi? Esnemezsen kırılırsın. Olguları mitleştirmek kişiye hayırlı gelmez. Alıntı ile Cevapla
|