Spor Kulübü Fanatikleri, Diziler, Sanatçilar, Oyuncular ve Ropörtajlar
Aralık 03, 2008 22:29 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: T?m Fanlar Tek Adreste
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 [4]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gülse Birsel  (Okunma Sayısı 4719 defa)
« Yanıtla #36 : Şubat 10, 2007 09:16 »
selenay
Daha Fancı Değil
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #36 : Şubat 10, 2007 09:16 »

süper zeki bir kadın ve oldukçada güzel...
teşekkürler  :thumb
Logged
« Yanıtla #37 : Şubat 10, 2007 14:53 »
MBD|Berk|GS
Fanatik
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #37 : Şubat 10, 2007 14:53 »

son yüklenenlerde süper...
Logged
« Yanıtla #38 : Şubat 11, 2007 19:39 »
zynpche
Fanatik
*


Rep Puany: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1495

¯|¯¦©¥ ¯-_-¯-_-¯-_¯-_-¯-_-¯-_z£¥ñ£P¯-_-¯-_-¯-_-¯-_


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #38 : Şubat 11, 2007 19:39 »

gülsenin ilk seneryo deneyimi mi
Logged

« Yanıtla #39 : Şubat 22, 2007 18:17 »
emin16
Fancı
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 734

###EMİN16 HAS BEEN BANNED###


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #39 : Şubat 22, 2007 18:17 »

teşekkür
Logged
« Yanıtla #40 : Şubat 22, 2007 18:22 »
Tahsin1914
Fanatik
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1044

TrißünLeRiN KaßuSuYuZ

unia_tahsin1914@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #40 : Şubat 22, 2007 18:22 »

tşkler
Logged



CasH FLow      Çağdaş - Volkan - Emir     ßornova  !!

Yaşadığımız yer Cennet mekanımız İzmir
Saat kulesidir yıkılmaz tarihidir
Gözümün önüne gelir hüzünlü geceler
Toprağım için yazdığım yüzlerce heceler

İzmir'imin üstünde barlar
Şehir canlıdır olmazlara ağlar
Sokaklar caddeler Tüm mekanlar
Misafir olma yaşayanlar anlar..

Cash FLow !!!
« Yanıtla #41 : Şubat 24, 2007 16:46 »
MBD|Berk|GS
Fanatik
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #41 : Şubat 24, 2007 16:46 »

selinin evide duş aldığı zaman galiba...
Logged
« Yanıtla #42 : Şubat 25, 2007 14:53 »
Tahsin1914
Fanatik
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1044

TrißünLeRiN KaßuSuYuZ

unia_tahsin1914@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #42 : Şubat 25, 2007 14:53 »

bunlarda çok güzel tşkler...
Logged



CasH FLow      Çağdaş - Volkan - Emir     ßornova  !!

Yaşadığımız yer Cennet mekanımız İzmir
Saat kulesidir yıkılmaz tarihidir
Gözümün önüne gelir hüzünlü geceler
Toprağım için yazdığım yüzlerce heceler

İzmir'imin üstünde barlar
Şehir canlıdır olmazlara ağlar
Sokaklar caddeler Tüm mekanlar
Misafir olma yaşayanlar anlar..

Cash FLow !!!
« Yanıtla #43 : Mart 16, 2007 09:31 »
ÇaRşI
Fancı Olabilir
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 204

Bu alemde 2 büyük var. 1) Beşiktaş 2) 70 lik Rakı

gecelerinadami_capkin@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #43 : Mart 16, 2007 09:31 »

Paylaşım için tşk ellerinize saglık :thumb
Logged

Ölüm Ne zaman ve Nereden Gelirse Gelsin
Mezartaşıma Beşiktaş
Mezarıma Siyah-Beyaz güller atılacaksa
O Ölüm Hoş Gelmiş Sefa Gelmiş
« Yanıtla #44 : Mart 16, 2007 11:07 »
�SAGOPA�
Sagopa Kajmer
Fankolik
*


Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2227


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #44 : Mart 16, 2007 11:07 »

ellerine sağlıkkk
Logged

Bul seni getir bana hediyem ol Aklımın odaları senle doldu taştı      Rock ANADOLU ROCKÇILAR   Rock
« Yanıtla #45 : Ağustos 12, 2007 09:55 »
tomby
Avrupa Yakası
Daha Fancı Değil
*

Rep Puany: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #45 : Ağustos 12, 2007 09:55 »

Ev herkes için farklı bir anlam taşır. Sizin için ne ifade ediyor?

- Gülse Birsel: Galiba ev benim için gevşeme demek. Onun için evin rahat olması önemli. Normalde evde çok vakit geçiren biri değilim, hasta olduğumda bile birkaç gün üst üste evde otursam sıkılırım. Ama evin başka fonksiyonları da var benim için. Örneğin, son bir-iki yıldır yazı yazmaya yüklenmem ile birlikte evim çalışma mekânım oldu. "G.A.G." metinlerini, gazete yazılarını evden yazmaya başladım. Bu nedenle, çalışma odasını evden ayrı, çok fazla kahve içilen, çok fazla volta atılan, çok fazla gergin olunabilen ve çok yoğun çalışılan özerk bir bölge olarak görüyorum. Oranın kapısını kapattığım zaman, soru sormak için bile giren biri benden çok ters cevaplar alabiliyor. Ama evin diğer bölümleri gevşeme mekânları. Mesela salon... Burada dünya ile bağlantımızı kuruyoruz. Uydu sistemi, televizyon, DVD, sinema perdesi hep burada... Terasta şezlonga yatıp müzik dinliyorum. Orası ayrı bir gevşeme yeri. Yatak odasında da çok vakit geçiririm. Sadece uyumak için değil, kitap okumak ve tv seyretmek için de! Kapıdan içeri girdiğim zaman kontağı kapatıyorum.

Peki çalışma odasında ne kadar vakit geçiriyorsunuz?

-Girdiğim zaman 2-3 saatten önce çıkmam. Ancak kahve, su ya da yiyecek bir şeyler almak için saat başı mutfağa gidip gelirim. O zaman da zaten burnumun ucunu bile görmem. Koridorda bir arkadaşıma falan rastlasam tanımayabilirim. Yani mesela eve hırsız girse "merhaba" deyip geçebilirim. O durumda oluyorum.

Kimi insan masa başına zor oturup konsantre olur.

-Bana kalsa ben hiç çalışmam. Dünyanın en tembel insanıyım ama yazıyı yazdıktan sonraki ödüller hoşuma gidiyor. Özellikle de manevi ödüller. Onları önüme havuç gibi koyup ancak öyle oturuyorum. Genelde yumurta kapıya dayandığı zaman bitiririm işleri.

Bu dergicilikten kalma bir alışkanlık, bir yaşam biçimi olsa gerek...

-Olabilir. Ya da o yüzden dergici oldum, bilmiyorum. Mesela "G.A.G."ın çekimlerinde, hep bir gece önce akşam 8-9 gibi otururum gece 2’de falan bitiririm metinleri. Ertesi sabah çekime girerim.

G.A.G.’la birlikte Türkiye mizah yazan ve yazdığını anlatıp oynayan Gülse Birsel’i tanıdı. Sanırım teksiniz.

- Mizah yazan kadın var aslında. Oynayan, anlatan kadın da var. Garip bir şekilde ikisini birlikte yapan yokmuş meğer. Aslında kendi yazdığım bir şeyi çıkıp anlatmam daha kolay. Kendim için yazıyorum, kendim yapabileceğim şeyi yazıyorum. Yapabileceğim şiveyi, taklidi koyuyorum. İnanmadığın bir espriyi sahnede veya kamera önünde satamazsın.

Sizi Cem Yılmaz’ın dişi versiyonu olarak yorumlayanlar var.

-Olabilir. Bunlar gözlemsel şeyler. Onu için "bir tür Cem Yılmaz" diyorlar. Geçen gün sokakta biri, "Sizin için Cem Yılmaz’ın dişisi diyorlar. Bunda doğruluk payı var mı?", diye sordu. Ne diyebilirim ki: "Evet, ben dişisiyim. Beni sonradan yaptıkları için biraz daha fazla özendiler" mi? Gözlemsel komedi yaptığım için Cem Yılmaz’a benzitiyorlar. Hikaye anlatmıyorum, tespitleri sıralıyorum. Bir konuda köpürte köpürte ahkam kesmek gibi bir şey. Yoksa bir tane ortak esprimiz yok. Çok da farklı tarzlarımız var.

“Artık siyah-beyaz evler gözüme eskisi kadar güzel görünmemeye başladı.”

Peki yazarken birdenbire arka arkaya mı akıyor, yoksa hani buraya neler koysam gibi kurgular yapıyor musunuz?

-Galiba rahat çıkıyor. Ben hızlı yazarım. Aktüel’e ilk girdiğim zaman da "aa sen çok hızlı yazıyorsun" diyorlardı. O da vakit açısından iyi bir özellik. Çok zorlanmam. Zaten zorlansam bu işi yapamam. Bu kadar tembel bir insanın 60 program x 10 espri, 600 küçük hikaye anlatması çok zor olur. Zaten etrafta o kadar çok malzeme var ki.

Gazete yazılarına devam edecek misiniz?

-Gazete yazıları çoğalıyor. Haftada 4 güne çıkıyor. Haftada 3 gün Günaydın’da yazacağım; pazar yazıları da devam edecek. Reklam yazılarını cuma gününe alıp biraz daha laubali hale getirmek, ne görmek istiyorsam onu yazmak istiyorum. Cuma günü ekonomi sayfası dışında bir yerde daha laubali bir sayfada, kendi köşemde yazarsam "delidir, ne yapsa yeridir" diyebilirler. Daha bağımsız olacağım. Tüm bu işler, hesapladığım zaman haftada 6 günümü dolduruyor. Bir de oyunculuk yapmak istiyordum fakat mümkün değil. Bu işler bitince inşallah! Keşke süper bir yazar bir şey yazsa ve beni istese oyuncu olarak. Ama öyle bir şey yok şu anda. Bu nedenle de kendi yazacağım projeyi en uygun buluyorum. O da vakit açısından şimdilik mümkün değil.

Renklerin hayatınızdaki yeri nedir?

-Benim çeşitli dönemlerim var. Mesela belli bir yaşa kadar evde de, kıyafetlerimde de hiç canlı renk sevmezdim. Siyah olsun, gri olsun, beyaz olsun. Ev zaten minimal olmalı ve çok modern olmalı, ahşap kullanılmamalı, hep metal ve cam olmalı derdim. İnsan yavaş yavaş etrafından da etkileniyor. Mesela Murat’ın bir sanat koleksiyonu var. O koleksiyon içimi ısıttı, 5-6 yıl önce Osmanlı sanatına ilgim başladı. Bunlar modern şeylerle de kullanılabiliyormuş meğerse. Şu anda evde renk seviyorum. Hatta olmasını tercih ediyorum. Artık siyah-beyaz evler gözüme o kadar iyi görünmemeye başladı. Son zamanlarda Osmanlı’nın aksesuarını, kumaşını sevmeye başladım.

Hayalinizdeki ev diye bir tanımlamanız var mı?

-Hayallerin sınırı yok aslında. Şehirde oturmayı seviyorum. Bazı insanlar "bahçem olsun, havuzum olsun" ister. Olabilir tabii ama öyle takıntılarım yok. Apartman hayatını da çok seviyorum. Şehire yakın olayım, denizi göreyim, Nişantaşı gibi yaşamışlığı olan bir semtte oturayım... Büyük bir dairem olsun. Yüksek, özelliği olan. O benim hayal evime çok yakın. Benim lükslerim her yere ulaşabilmek ve vakitle ilgili şeyler. Siteleri pek sevmiyorum, pırıl pırıl sterilize apartmanlar sevmiyorum. Hayalimdeki ev şehir evi, şehrin bütün avantajlarından yararlanacaksın, dokusunu yaşayacaksın ama evin içi de rahat
Logged
« Yanıtla #46 : Ağustos 12, 2007 10:04 »
Real_Life
Admin
Ölümüne Fan
*****


Rep Puany: 10009
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2752

Fanburada

webmaster@fanburada.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #46 : Ağustos 12, 2007 10:04 »

teşekkürler...
Logged

Sayfa: 1 2 3 [4]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Web Tasarim | Zayiflama Epilasyon | Unecso
eXTReMe Tracker PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.186 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu